top of page
no_bg_image_edited.png
KayıtlarKronoloji

Özet

 

T zamanında bir kadın yöneticisine birinin onu ısrarla takip ettiğini, rahatsız ettiğini söyledi. Üstelik yöneticisi olan o adam aynı zamanda bu kadının aylar boyu paramparça etmiş olduğu eski sevgilisiydi. Zaten kadın sonrasında adama yaptıklarından “sana yaşattığım bunca şeyden sonra…”, “harflerle ifade edemeyeceği kadar pişmanım” diye bahsetmişti.


Adam tüm bunlara rağmen “doğru olanı yapmalıyım”, “başka bir kadın bu konuda…


Hikaye


Ocak 2025

Ocak 2025’te, iş yerinde kendi ekibimden biriyle yaşadığım ilişkiyi bitirdim. İlişkinin bitişi ve sonrası benim açımdan oldukça zorlayıcı geçti zira karşımdakim insan ona yöneticilik yapmam gerektiğini/onun haklarını savunmamın görev tanımımın önemli bir parçası olduğunu bilmesine rağmen benden ghostlayarak ayrılmaya çalıştı.


Şubat 2025-Mayıs 2025

Ayrıldığımız Ocak ayından Haziran ayına kadar olan süreçte benim onun yöneticisi olmama ve ilişkimizin…

no_bg_image_edited.png
00:00 / 17:29
Not:

Bana bir şey olursa sizden tek isteğim kedilerimin güzel, güvenilir evlere gitmesi. Başka hiçbir şey istemiyorum. Bu çok önemli. Başka hiç bir şey istemiyorum. Çok ufak koşullarımız da var:

Begüm ile Sakız aynı eve gitmeliler; birbirlerine çok bağlılar. Begüm zaten çok hassas; Sakız'dan da ayrılırsa mahvolur.

Reyhan ve Rüzgar aynı eve gidebiirlerse harika olur. Reyhan Rüzgar'a annelik yapıyor. Kendisi de çok sakin, kimseye rahatsızlık vermez. Eğer Rüzgar çok ilgi isterse ve sizi sıkarsa sadece gidip Reyhan'ın kucağına bırakın. Hemen yalayıp  ilgilenmeye başlayacaktır.

Yağmur ve Elif tek tek de evlere gidebilirler. Yağmur çok içe dönük bir kedi zaten. Elif de çok bağımsız ruhlu. Onlar için problem yok.


Ama ne olur, yalvarıyorum onları sokağa atmayın. Ne olursa olsun atmayın. Yalvarıyorum...


Kimseye kin falan tutmayın; öyle intikam falan aklınızdan bile geçirmeyin. Bunlara hiç gerek yok. Bu bir tek size zarar verir. 

Sadece kedilerim sokağa gitmesinler.

Ama.


Karşınıza geldim ve mecburen anlattım.


Bir yıl dayandım. Kimseye söylemedim. Kimseyi bu hikâyenin içine sokmadım.

Sonra artık dayanamadım. Karşınıza geldim ve mecburen anlattım.


Anlatırken de ortaya her şeyin kanıtını koydum.


Benim ne yaptığımın, ne söylediğimin; onun ne yaptığının, ne söylediğinin; hangi itirafları yaptığının, bana hangi hasarları verdiğinin; bütün bunlara rağmen benim nasıl durduğumun, nasıl iyi kalmaya çalıştığımın, onun kendi kabullerinin tamamının delillerini önünüze koydum.


Anlattığım hikâye su kadar berraktı. Şu an içinize çektiğiniz hava kadar gerçekti.


Bu gerçek de şuydu:


Ben bir hikâyenin içinde tüm iyi niyetimle, profesyonelliğimle, etik duruşumla kalmaya çalıştım. Böyle kalmaya çalıştığım için yaşadığım sıkışma sebebiyle önce sağlığımı, sonra işimi kaybettim.

Karşımdaki insan, kendi kabulüyle bana verdiği hasarlara rağmen kendi itibarını koruyabilmek için; daha önce hayatında hiç kimsenin onun için bu kadar büyük bir şey yapmadığını söylediği, “hayatımda daha güzel bir şey olmadı” dediği, bana yaşattığı bunca şeye rağmen benim iyi kaldığımı kabul ettiği insanın kariyerini,

itibarını, emeğini ve hayatını yaktı.


İşimi kaybettim.Kariyerimi kaybettim.Sağlığımı kaybettim.


Size bunu anlattım.


Burada karşılıklı bir çatışma yoktu. Burada “iki taraf da dinlensin” denilecek basit bir durum yoktu. Burada sizin önünüze koyduğum bir resim vardı. Bu resim gerçeğin kendisiydi.


Ben bu kişiye, işlediği suçlar sebebiyle dava açmaya karar verdim. O noktaya kadar zaten çok şey kaybetmiştim. Desteğe ihtiyacım vardı.


Bana verilen destek şuydu:

“Dava açma.”


Ben de şunu anlatmaya çalıştım:


Benim hayatım, bir insanın göz göre göre attığı iftiralarla, yaptığı kötülüklerle yok edildikten sonra, benim sessizce yoluma bakıp gidebileceğim ve sizin de bana bunu söyleyebileceğiniz kadar değersiz değil.


Bana destek olmak istediğini söyleyen insanlar, benim yanımda durmak yerine bana ne yapmam gerektiğini söyledi.


Ben hakkımı arayabilmek, kendimi savunabilmek için önce beni sevenleri, benim iyiliğimi istediğini söyleyenleri aşmak zorunda kaldım.


Çoğu zaman da aşamadım.


“Dava açacağım” dedim, destekleyen kişi sayısı: sıfır (0)

Sonra gerçekten yoruldum, “davayı bırakacağım” dedim, destekleyen kişi: sıfır (0)


Sonra dedim ki "burada bir yanlışlık var". Benim her yaptığım yanlış olamaz. Belli ki sizin bana destek olmaktan çok bana tavsiye verme ihtiyacınız var.


Bana tavsiye vermeyin dedim. Ne olur benim yanımda olun dedim.


Ben hayatta kalmak istiyorum dedim. Ben göz göre göre her şeyimi kaybediyorum dedim. Bana destek olun dedim. Beni, onun beni ittiği uçuruma kolumdan tutup siz götürmeyin dedim.


Ne olur onu durdurun dedim.


Durdurmadılar.

“Tanımıyoruz” dediler.“Yakın değiliz” dediler.“Ne yapabiliriz?” dediler.


Bir de en iyi benim tanıdığım kişiye, benim yaşadığım şeye, benim önümde duran gerçeğe dair bana akıl verdiler.


“Hayır, senin dediğini yaparsak işe yaramaz” dediler.


Siz benden iyi bilemezsiniz.


Benim yaşadığım şeyle ilgili, benim tanıdığım kişiyle ilgili, benim önümde kanıtlarıyla duran gerçekle ilgili benden daha isabetli bir fikriniz olabileceğine inanmanıza ne diyebilirim ki?

Bu hadsizlikti.

Ben kırmamak için çoğu zaman bunu söyleyemedim.

Ama şimdi söylüyorum:

Hem yanlıştı, hem hadsizlikti. Beni korumadınız .Beni dinlemediniz. Beni anlamadınız. Üstüne bir de beni, benim yaşadığım şey hakkında susturmaya çalıştınız.


Ben size ne yapılması gerektiğini anlatmaya çalışırken, siz bana ne yapmamam gerektiğini söylediniz.


Ben sizden akıl istemedim. Ben sizden yanımda durmanızı istedim.


Ama siz yanımda durmadınız. Siz benim karşımda durdunuz. Bir de bunu utanmadan destek diye önüme koymaya çalıştınız.


Beni öldüren şeyi, hayatımı mahveden şeyi durdurmamak için bahaneniz onu tanımıyor olmanızdı.


Sokakta biri gelip beni göz göre göre öldürse, onu tanımadığınız için hiçbir şey yapmayacak mısınız? Belli ki yapmayacaksınız.


Ben bir şey yapmamanıza da razıydım. Şuna yalvardım:

"Bari beni durdurmayın.Bari beni onun ittiği uçuruma siz de itmeyin.Bari bana iyi niyetlerinizle hayatımı mahvedecek şeyleri yaptırtmayın."


Yaptırdınız.


Davamı geri çektim. Bana uzaklaştırma kararı çıkardı.


Beni çok sevenlerin bana verdiği destek neydi biliyor musunuz?


“Sakın uzaklaştırma kararını bozma.”


Ben size hakkımı helal etmiyorum.


Sonra bir şekilde uzaklaştırma kararı bozuldu.


Bana verilen destek neydi biliyor musunuz?


Göz göre göre hayatımı mahveden, bir senedir aralıksız kötülük yapan, tüm emeklerimi yok eden kadına "mesaj atma" diyerek bana destek olduğunuzu söylediniz.


“Seni böyle korumaya çalışıyoruz” dediniz.


Ben size hakkımı helal etmiyorum.

Hiçbirinize hakkımı helal etmiyorum.


Bunu okuyan olursa, şu saniyelerde, bu kelimeyi okuduğun anda bile yine beni suçladığını biliyorum. Yine “Kemal’in psikolojisi bozuk” diye düşündüğünü biliyorum. Yine meseleyi benim yaşadıklarımdan, benim ortaya koyduğum gerçeklerden, benim kaybettiklerimden alıp benim ruh hâlime bağlamaya çalıştığını biliyorum.


Bunu da biliyorum.


Ben kimsenin düşüncesini değiştiremiyorum.


Ben kimim ki?


Su gibi berrak gerçekler kimsenin fikrini değiştiremiyor.


Bu benim suçum değil.

Gerçeğin de suçu değil.

Siz görmek istemediniz

Ben kimim ki?.


Önünüze koyduğum şeyi görmek istemediniz. Çünkü görseydiniz bir şey yapmanız gerekecekti. Görseydiniz susmanız bu kadar kolay olmayacaktı.


Görseydiniz bana akıl vermek yerine, kendi suskunluğunuza bakmanız gerekecekti.


O yüzden yine beni suçladınız.


Yine benim psikolojimi konu ettiniz.


Yine meseleyi benim ne yaşadığımdan çıkarıp benim nasıl anlattığıma getirdiniz.


Ama gerçek değişmedi.


Benim hayatım mahvoldu.Sağlığımı kaybettim.İşimi kaybettim.Kariyerimi kaybettim.Evimdeki canlıların düzenini, refahını, mutluluğunu kaybettim.

Evimdeki canlıların refahları için bile beni suçladınız.

Hayır.


Onun suçlusu ben değildim.


Onun suçlusu belli.

Ve çok üzgünüm ki kabul etmeyeceğiniz bir diğer gerçeği de buraya koyacağım:

Onun suç ortağı biraz da sizsiniz.


Çünkü ben size geldim.

Çünkü ben size anlattım.

Çünkü ben size kanıtları gösterdim.

Çünkü ben size “ne olur beni durdurmayın” dedim.

Çünkü ben size “ben hayatta kalmak istiyorum” dedim.

Çünkü ben size “beni onun ittiği uçuruma siz götürmeyin” dedim.

Çünkü ben size “benim yerime karar vermeyin” dedim.

Çünkü ben size “bana tavsiye vermeyin, yanımda olun” dedim.

Siz bunları duydunuz.

Sonra yine bildiğinizi yaptınız.

Yine bana akıl verdiniz.

Yine beni durdurdunuz.

Yine beni yalnız bıraktınız.

Yine "iyi niyet" dediniz.

Benim yaşadığım şeyi değil, kaybettiklerimi değil tüm bunlara verdiğim tepkiyi problem edip durdurmaya çalıştınız.


Benim evimdeki canlıların düzeni bozulduysa, bunun sebebi benim onları sevmemem değildi.

Bunun sebebi benim sorumsuzluğum değildi.

Bunun sebebi benim kötülüğüm değildi.

Bunun sebebi, göz göre göre hayatımı mahveden bir insanın yaptıklarıydı.

Ve sizin, bütün bunları görmenize rağmen, beni durdurmanızdı.

Sizin, bana kendi hayatımla ilgili benden daha doğru bildiğinizi sanmanızdı.

Sizin, benim hakkımı arama irademin önüne geçmenizdi.

Sizin, beni korumak adı altında beni çaresiz bırakmanızdı.


Kiminizin kedisine yardımcı oldum. Kiminize kedi sahiplendirdim. Kiminize başka faydam oldu. Bunların hiçbirini karşılık bekleyerek yapmadım. Yine olsa yine yapardım.


Ama bugün söylüyorum:


Sizin için yaptığım her şeyi haram ediyorum.


Siz bana destek vermediniz.


İyi niyetlerinizin benim gözümde hiçbir kıymeti yok. Çünkü sizin iyi niyetleriniz, benim evdeki altı canlımın yaşadığı işkenceyi geçerli kılmaz.


Kendimi geçtim.


Siz bize destek olmadınız.


Benim istediğim şey sadece dinlemenizdi.


Dinlemediniz.


Benim ihtiyacım olan şey akıl vermeniz değildi. Yanımda durmanızdı.


Durmadınız.


Bana “onu arama”, “mesaj atma”, “dava açma”, “uzaklaştırma kararını bozma” diyerek destek olduğunuzu söylediniz.


Hayır.


Bu destek değildi.


Bu, benim gerçekliğimi yok saymaktı.


Bu, benim yaşadığım şeyi benden iyi bildiğinizi sanmaktı.


Bu, benim hayatımın ağırlığını, benim emeğimi, benim kaybımı, benim evimdeki canlıları, benim dayanma sınırımı hiç ciddiye almamaktı.

Buna kimsenin hakkı yoktu.


Ben size hakkımı helal etmiyorum.


Sizin için yaptıklarıma üzülmüyorum. Sizin için yaptığım hiçbir iyilikten pişman değilim. Yine olsa yine yapardım.


Ama hayatımı mahveden kişiye mesaj atma diyerek tavsiye vermek destek değildi.

Benim hayattaki değerime, yapmaya çalıştıklarıma, sizin için yaptıklarıma, evimdeki canlılara, verdiğim emeğe, kaybettiğim sağlığa, kaybettiğim işe karşılık gelen şey bu değildi. Bunu söylerken nasıl utanmadınız?


Bana bu tavsiyeyi veren herkese hakkımı haram ediyorum.


Hiçbirinize hakkımı helal etmiyorum.


Neredeyse hiçbirinize.




Evet, sizi duyuyorum.


Konuşmanıza yine gerek yok.

“Biz kötü niyetli değildik.”
“Biz ne bilebilirdik?”
“Bunu hak etmedik.”
“Kemal çok ağır yazmış.”
“Yine her şeyi bize yüklüyor.”
“Gerçekten iyi değil galiba.”

Tamam, duydum.

Reyhan

12 yaş

Dişi

Giriş
00:00 / 12:21
rüya
00:00 / 19:25

Bu hafta 3 kez karakola gittim. Ne yaptın derseniz, hiç. Ama artık boşuna çekmeyeyim diyorum. Ben hiçbir şey yapmadan bitirildim zaten.. Benim hayatımın bir kıymeti vardı. Önüne bak diyenler; siz görmeseniz de önümde aylardır bu var işte. Hiçbir hareket alanım kalmadı. Ayağa kalkmak istedim, kalkamadım. Buraya benim onu ısrarla takip ettiğimi iddia ettiği günleri bırakıyorum.

envato-labs-image-edit_edited.png

Çocuklar

Ev arkadaşlarım. Hayatıma giren, beni hayatlarına alan en güzel varlıklar. Bu evi bir yuva yapan, buradaki her anımı anlamlı kılan; iyi günümde de kötü günümde de benimle olan, en zor günlerimde kendilerince, kendi dillerinde destek olan, başımda nöbet tutan, benim için endişelenen, duyguma ortak olan, üzerimdeki yükü almaya gönüllü olan yoldaşlarım.

Her şeyden ve herkesten çok sevdiklerim.

Birlikte kalabilmek  için çok çabaladıklarım. 

Reyhan

Beni hayvan gönüllüğüne başlatan o kedi. Hayran olduğum ilk hayvan. Bana ilham veren, çok şey öğreten o canlı

Heading 4

Rüzgar

pure dark black.jpg
pure dark black.jpg
pure dark black.jpg

Düşmanları

pure dark black.jpg

Begüm

Reyhan'ın oğlu. İlk kedim. Kendime en çok benzettiğim. Benim kokumun sindiği şeylerin üzerinde yatmayı çok sever. Güvende hissediyor..Oğlum.

Heading 4

Sakız, Yağmur, Rüzgar

pure dark black.jpg
pure dark black.jpg
pure dark black.jpg

Düşmanları

pure dark black.jpg

Sakız

Çok yılışık ve neşeli biri. Maalesef bana aşık. Muhtemelen doğarken bir komplikasyon olduğu için biraz kıvırtarak yürüyor ama hiç problem değil. Bu onu sadece daha tatlı yapıyor. Zıpla deyince zıplayabiliyor.

Heading 4

Begüm

pure dark black.jpg
pure dark black.jpg
pure dark black.jpg

Düşmanları

Elif

pure dark black.jpg

Elif

Evin delisi. Ama aynı zamanda en cana yakını. Kucağınızda tam sığışıp oturabileceği bir yer yapar ve kurulur. Çok sıkıştırırsanız kesin tırmalar. Sakız'la birbirlerinden nefret ediyorlar. Kıskançlıktan sanırım.

Heading 4

pure dark black.jpg
pure dark black.jpg
pure dark black.jpg

Düşmanları

Sakız

pure dark black.jpg

Yağmur

Çok ürkek ve içe dönük bir kedi. Üstüne gitmemek gerekiyor. Kendisi istediğinde gelir ya da göbek açar. Çok masum biri. Kan grubu çok nadir bulunuyor. O sebeple pek çok kez kan donörü oldu. Umarım kendisinin ihtiyacı olmaz.

Heading 4

Rüzgar, Begüm

pure dark black.jpg
pure dark black.jpg
pure dark black.jpg

Düşmanları

pure dark black.jpg

Rüzgar

Tanıdığım en aptal canlı. Ama iyi ki geldi. Çok eğlenceli biri. Bazen her şeyi unutabiliyor. Ama sonra hatırlıyor. Yemek yediğini de unutup yeniden yiyebiliyor. O yüzden biraz kilo aldı. İsmini de bazen biliyor bazen unutuyor.

Heading 4

Reyhan, Yağmur, Begüm

pure dark black.jpg
pure dark black.jpg
pure dark black.jpg

Düşmanları

pure dark black.jpg
12 yaş
Dişi
4.2 kg
-

Reyhan

Beni hayvan gönüllüğüne başlatan o kedi. Hayran olduğum ilk hayvan. Bana ilham veren, çok şey öğreten o canlı

Arkadaşları

Rüzgar

Arkadaşları

Yetenekleri

Add paragraph text. Click “Edit Text” to update the font, size and more. To change and reuse text themes, go to Site Styles.

6 yaş
Erkek
5.8 kg
A grubu

Begüm

Reyhan'ın oğlu. İlk kedim. Kendime en çok benzettiğim. Benim kokumun sindiği şeylerin üzerinde yatmayı çok sever. Güvende hissediyor..Oğlum.

Arkadaşları

Sakız, Yağmur, Rüzgar

Arkadaşları

Yetenekleri

Add paragraph text. Click “Edit Text” to update the font, size and more. To change and reuse text themes, go to Site Styles.

4.9 yaş
Dişi
4.9 kg
A grubu

Sakız

Çok yılışık ve neşeli biri. Maalesef bana aşık. Muhtemelen doğarken bir komplikasyon olduğu için biraz kıvırtarak yürüyor ama hiç problem değil. Bu onu sadece daha tatlı yapıyor. Zıpla deyince zıplayabiliyor.

Arkadaşları

Begüm

Arkadaşları

Elif

Yetenekleri

Add paragraph text. Click “Edit Text” to update the font, size and more. To change and reuse text themes, go to Site Styles.

4.2 yaş
Dişi
5.3 kg
A grubu

Elif

Evin delisi. Ama aynı zamanda en cana yakını. Kucağınızda tam sığışıp oturabileceği bir yer yapar ve kurulur. Çok sıkıştırırsanız kesin tırmalar. Sakız'la birbirlerinden nefret ediyorlar. Kıskançlıktan sanırım.

Arkadaşları

Arkadaşları

Sakız

Yetenekleri

Add paragraph text. Click “Edit Text” to update the font, size and more. To change and reuse text themes, go to Site Styles.

3.9 yaş
Erkek
5.6 kg
B grubu

Yağmur

Çok ürkek ve içe dönük bir kedi. Üstüne gitmemek gerekiyor. Kendisi istediğinde gelir ya da göbek açar. Çok masum biri. Kan grubu çok nadir bulunuyor. O sebeple pek çok kez kan donörü oldu. Umarım kendisinin ihtiyacı olmaz.

Arkadaşları

Rüzgar, Begüm

Arkadaşları

Yetenekleri

Add paragraph text. Click “Edit Text” to update the font, size and more. To change and reuse text themes, go to Site Styles.

3.8 yaş
Erkek
6.4 kg
-

Rüzgar

Tanıdığım en aptal canlı. Ama iyi ki geldi. Çok eğlenceli biri. Bazen her şeyi unutabiliyor. Ama sonra hatırlıyor. Yemek yediğini de unutup yeniden yiyebiliyor. O yüzden biraz kilo aldı. İsmini de bazen biliyor bazen unutuyor.

Arkadaşları

Reyhan, Yağmur, Begüm

Arkadaşları

Yetenekleri

Add paragraph text. Click “Edit Text” to update the font, size and more. To change and reuse text themes, go to Site Styles.

bottom of page